-
-
1.
DOĞU MARMARA
FAY PARÇASINDA,
-
2.
ADALAR
FAY PARÇASINDA,
3.
ORTA MARMARA
FAY PARÇASINDA,
4.
İZMİT SAPANCA
FAY PARÇASINDA, İSTANBUL'A YAKIN İSTİKAMETTE OLMASI
HALİNDE
-
SIRA DIŞI DAVRANIŞ
-
DURUM TABLOMUZDA
-
AŞAĞIDAKİ DERECELER GÖRÜLÜYOR.
-
1.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bazı koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Sağa Sola Devrilme, dağınık yürüyüş, telaşlı
yürüyüş, yol şaşırma, yuva ağzı küme, yiyeceğe
ilgisizlik, yiyeceğe yoğunluk
-
-
C) Deprem şiddeti (ML):
ML=2.0 -
3.0 (ÖLÜM YOK)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Çok önemsiz (MD=2.0-3.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un
çeşitli ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda
bulunan 24 koloninin deprem öncesinde gösterecekleri
sıra dışı davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=I şiddetinde
etkilenmesi durumda
gün
-
içinde sıra dışı davranış başlar.
-
-
2.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bazı koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
a.
Havale Geçiren, Kasılma Yapan, Uyuşukluk Gösteren.
b.
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür.
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML):
a.
şıkkı için ML=3.0 - 3.5 (ÖLÜM
YOK)
b.
şıkkı için ML=3.6 - 4.0
(ÖLÜM %10)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Önemsiz (MD=3.1 - 4.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un
çeşitli ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda
bulunan 24 koloninin deprem öncesinde gösterecekleri
sıra dışı davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=II-III şiddeti
arasında etkilenmesi durumda
gün içinde yada bir kaç gün öncesinden
de sıra dışı davranış başlar.
-
-
3.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bütün koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML):
a.
ML=4.1 - 4.5 (ÖLÜM %20)
b.
ML=4.6 - 5.0
(ÖLÜM %30)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Küçük (MD=4.1 - 5.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un
çeşitli ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda
bulunan 24 koloninin deprem öncesinde gösterecekleri
sıra dışı davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=IV - V şiddeti
arasında etkilenmesi durumda
bir kaç hafta
öncesinden sıra dışı davranış başlar.
-
-
4.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bütün koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML):
a.
şıkkı için ML=5.1 - 5.5 (ÖLÜM %40)
b.
şıkkı için ML=5.6 - 6.0
(ÖLÜM %50)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Büyük (MD=5.1 - 6.0 arası)
-
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un
çeşitli ilçelerindeki şiddete göre özel yuvalarda
bulunan 24 koloninin deprem öncesinde gösterecekleri
sıra dışı davranışlarının zamanlama çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=V1 - VII
şiddeti arasında etkilenmesi durumda
bir kaç hafta
öncesinden sıra dışı davranış başlar.
-
-
5.
DERECE
-
A)
24 koloniden sıra dışı davranış gösteren koloniler:
Bütün koloniler
-
-
B)
Sıra dışı davranış gruplaması:
Bütün
sıra dışı davranışlar görülür
-
-
C)
Deprem şiddeti (ML):
a.
şıkkı için ML=6.1 - 6.5 (ÖLÜM %60)
b.
şıkkı için ML=6.6 - 7.0
(ÖLÜM %70)
-
-
D)
Anahtar kelimeler ve büyüklük (MD):
Daha büyük (MD=6.1……… ve yukarısı)
-
E)
Marmara Denizi merkez üssü olduğunda İstanbul’un
çeşitli ilçelerindeki şiddete göre
-
özel yuvalarda bulunan 24 koloninin deprem öncesinde
gösterecekleri sıra dışı davranışlarının zamanlama
çizelgesi:
-
Örneklem "gözlem yerimiz" alanımız ML=VIII - IX
şiddeti arasında etkilenmesi durumda
bir iki ay
öncesinden sıra dışı davranış başlar.
-
Magnitüd ve Şiddet arasındaki fark
nedir?
-
Magnitud: Depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin
bir ölçüsü.
-
Şiddet: Depremin yapılar ve insanlar üzerindeki
etkilerinin bir ölçüsüdür.
-
-
Bilimsel Veriler
-
-
1. Depremlerden önce elektromanyetik enerji
dalgalanmaları meydana gelir.
-
Bu dalgalanmaları bazı canlılar hissederler.
-
2. Karıncalarda hisseden canlılardan birisidir.
-
Evde özel yuvalarda
bulunan 12 koloni hava şartlarından etkilenmeyecek
durumdadır.
-
4 mevsimde karıncalar harici durumlarla, depremin
merkez üssünü, depremin (küçükten büyüğe doğru)
büyüklüğünü ve depremin zamanını net olarak tahmin
yapmak, çok kolay değildir.
-
Ana karıncasız koloninin yaşaması düşünülemez.
-
Ana karıncanın yuvasını korumasız terk etmesi mümkün
değildir.
-
Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri bir
felaket sinyalidir.
-
-
Karıncalar
-
-
1.
Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip olan canlılar,
karıncalardır.
-
2.
Ana karıncasız koloninin devamlılığı düşünülemez.
(Ana karıncalar = diğer karıncalardır.)
-
3.
Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri büyük bir
tehlike işaretidir.
-
4.
Ana karıncalar yiyecek aramazlar,
işçilerin getirdikleri besinlerle beslenirler.
-
5.
Böcek türlerinin en "sosyal"lerinden biri olan
karıncalar, son derece iyi "örgütlenmiş" bir düzen
içinde, "koloniler" denen topluluklar halinde
yaşarlar.
-
6.
Karıncalar kendileri açısından en ideal olan sosyal
sistemi milyonlarca sene öncesinden günümüze kadar
hiçbir aksaklığa meydan vermeden sürdüre
gelmişlerdir.
-
7.
Koku ve vücut lisanına dayalı karmaşık fakat
kendilerinin kolayca anlayabileceği bir sistem
oluşturmuşlar.
-
8.
İstisnasız her karınca topluluğu kast sistemine
kesin olarak bağlılık gösterir.
-
Bu kast sistemi, bir koloni içinde üç ana bölümden
meydana gelir.
-
Birinci
kastın üyeleri üremeyi sağlayan kraliçeler ve
erkeklerdir. Bir kolonide birden çok kraliçe
olabilir. Kraliçe, üreme ve böylece koloniyi
oluşturan bireylerin sayısını arttırma görevini
üstlenmiştir. Diğer karıncalardan vücutça daha
iridir. Erkeklerin görevi ise, yalnızca kraliçeyi
döllemektir. Nitekim bunların tamamına yakın bölümü
çiftleşme uçuşundan sonra ölür.
-
İkinci
kastın üyeleri askerlerdir. Bunlar, koloninin
korunması, yeni yaşam alanları bulunması ve avlanma
gibi görevleri üstlenirler.
-
Üçüncü
kast ise, işçi karıncalardan oluşur. İşçilerin hepsi
kısır birer dişidir. Ana karıncaya ve yavrularına
bakar, onları temizler ve beslerler. Bunun dışında
koloninin tüm diğer işleri de işçilerin
sorumluluğundadır. Bir karınca için önemli olan
koloninin devamlılığıdır.
-
9.
Karınca yuvalarının dış dünya ile bağlantıları,
genellikle sadece bir karıncanın geçebileceği
genişlikteki küçük bir delik vasıtasıyla sağlanır.
Bu deliklerden geçmek ise bir "izine" tabidir.
Koloni içinde sayıları çok fazla olmayan ve tek
görevi "kapıcılık
yapmak"
olan karıncalar vardır. "Kapıcılar" giriş deliğine
tam uyan geniş baş yapılarıyla, canlı bir tıkaç
vazifesi görürler. Kapıcı, giriş deliğinde saatlerce
oturur ve sadece kendi kolonisinden olduğunu
anladığı karıncaların girişine izin verir.
-
10.
Karıncalar, hassas duyu organları sayesinde oldukça
değişik iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını
bulmaktan birbirlerini takip etmeye, yuvalarını
kurmaktan savaşmaya kadar hayatlarının her anında bu
duyu organlarını çalıştırırlar. 2-3 milimetrelik
vücutlarının içerisine sığdırılmış 500.000 sinir
hücresiyle, bir iletişim sistemine sahiptirler.
-
11.
Genel olarak iki çeşit yarı-kimyasal vardır.
Bunların isimleri
Feromen
ve
Alomen'dir.
Alomen, cinsler arası iletişim için kullanılan bir
maddedir. Feromen ise çoğunlukla bir cins içinde
kullanılan ve bir karınca tarafından
salgılandığında, diğeri tarafından koku olarak
algılanan kimyasal sinyaldir. Bu sinyaller, karınca
topluluklarının organizasyonunda en önemli rolü
oynar. Bir karınca sinyal olarak bu sıvıyı
salgıladığında, diğerleri koku veya tat alma yoluyla
mesajı alır ve cevap verirler. Ayrıca karıncaların
salgıladığı feromenin yoğunluğu, acil duruma göre
de değişmektedir.
-
12.
Salgılar karıncaların hepsinde aynı özelliği
göstermez; her salgı bezinin farklı karınca
çeşitlerinde, ayrı ayrı fonksiyonları vardır.
Dufour bezleri, Zehir torbası, Pygidial Bezler,
Sternal Bezler, Metapleural Bezler
-
13.
İki tür ses üretimi belirlenmiştir. Biri vücudu bir
engele veya yere çarparak çıkarılan "vuruş" sesi ve
titreşimler, diğeri de vücudun bazı parçalarını
birbirine sürterek çıkarılan tiz seslerdir.
-
14.
Maddeden geçen ses titreşimlerine karşı çok
duyarlıdırlar. Bu onlar için etkili bir alarm
sinyalidir. Bunu duyduklarında yürüme hızlarını
arttırırlar, titreşimin geldiği yöne doğru hareket
ederler ve çevrede gördükleri bütün hareket eden
canlılara saldırırlar. Koloni üyelerinin hiçbirinin,
duyduğu bu çağrıyı yanıtsız bırakmaması, karınca
topluluğunun başarılı organizasyonunun bir
göstergesidir.