Ana sayfa

 

 

PROJEMİZİN AMACI
DEPREMSELLİĞİN HAVA TAHMİNİ GİBİ DUYURULMASI
DEPREM OLMADAN ÖNCE GÜNÜNÜ VE SAATİNİ ÖĞRENMEKTİR
Projemiz hakkında kısa bilgi:
11.11.1999 tarihinde gözlem yapmaya, özel yuvalardaki karıncalar koloni haline geldikten sonra 16.04.2006 tarihinde kurduğumuz siteye günlük gözlemleri (deneyleri) rapor ederek çalışmaya, 4000 deney sonrasında ise Deprem Tahminciliğine başladık ve koordinatları destek veren arkadaşlarımızla genişlettik.
Karıncaları Araştırma Değerlendirme İnceleme Raporu
Olası İstanbul Depreminin Gününü Saatini
Bilir
Bizi Takip Edin

 

DURUM TABLOSU
(Büyüklük, yer ve zaman tahmininde kullanılır)
12 Kasım 1999 Düzce depreminden önce
sıra dışı davranış göstermiş olan karıncalarımızın
ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ
Bilimsel veri: Deprem öncesi elektromanyetik dalgalanmalar başlıyor.
Özel yuvalardaki karıncalarımız bu dalgalanmaları hissediyor.
"Bir karıncadaki 500 bin sinir hücresi ile organize yaşayışları ve
DUYU ORGANLARININ AYAKLARININ İÇİNDE OLUŞU
Gözleri olmayıp kimyasal salgıları takip ederek yürümeleri sayesinde birbirlerini kontrol etmeleri v.s"

SIRA DIŞI DAVRANIŞ GÖSTEREN KOLONİLER

SIRA DIŞI DAVRANIŞ GRUPLAMASI

DEPREM ŞİDDETİ

ANAHTAR KELİMELER ve BÜYÜKLÜK MD

 
MARMARA DENİZİ MERKEZ ÜSSÜ OLDUĞUNDA İSTANBUL'UN ÇEŞİTLİ İLÇELERİNDEKİ ŞİDDETE GÖRE  ÖZEL YUVALARDA BULUNAN 24  KOLONİNİN GÖSTERECEĞİ SIRA DIŞI  DAVRANIŞLARININ ZAMANLAMA  ÇİZELGESİ
1.derece
Bazı
kolonilerde
 görülür
Sağa Sola Devrilme
Dağınık Yürüyüş
Telaşlı Yürüyüş
Yol Şaşırma
Yuva Ağzı Küme
Yiyeceğe İlgisizlik
Yiyeceğe yoğunluk
 
I
ÇOK ÖNEMSİZ 2.0-3.0 arası
Örneklem "gözlem yerimiz"
alanımız ML=3.0  etkilenmesi durumda
gün
 içinde  sıra dışı davranış başlar.
2.derece
Bazı
kolonilerde
görülür
a.şıkkı
Havale Geçiren
Kasılma Yapan
Uyuşukluk Gösteren

II

ÖNEMSİZ

3.1 - 4.0 arası

 
Örneklem "gözlem yerimiz"
alanımız ML=3.1 - 4.0 arası   etkilenmesi durumda
günler
 öncesi sıra dışı davranış başlar.
b.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%10 ölmesi

III

3.derece
Bütün
kolonilerde
görülür
a.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%20 ölmesi

IV

KÜÇÜK

4.1-5.0 arası

Örneklem "gözlem yerimiz"
alanımız ML=4.1 - 5.0 arası etkilenmesi durumda
haftalar
 öncesi sıra dışı davranış başlar.
b.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%30 ölmesi

V

 
4.derece
Bütün
kolonilerde görülür
a.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%40 ölmesi

VI

BÜYÜK

5.1-6.0 arası

Örneklem "gözlem yerimiz"
alanımız ML=5.1 - 6.0 etkilenmesi durumda
aylar
 öncesi sıra dışı davranış başlar.
b.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%50 ölmesi

VII

5.derece
Bütün
kolonilerde görülür

 

a.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%60 ölmesi

VIII

DAHA BÜYÜK

6.1-7.0 arası

Örneklem "gözlem yerimiz"
alanımız ML=6.1 - 7.0 etkilenmesi durumda
aylar
 öncesi sıra dışı davranış başlar.
bd.şıkkı
Bütün sıra dışı davranışlar görülür
%70 ölmesi

IX

Bilimsel Veriler:
1. Depremlerden önce elektromanyetik enerji dalgalanmaları meydana gelir.
Bu dalgalanmaları bazı canlılar hissederler.
2. Karıncalarda hisseden canlılardan birisidir.
Evde özel yuvalarda bulunan 12 koloni hava şartlarından etkilenmeyecek durumdadır. 
4 mevsimde karıncalar harici durumlarla, depremin merkez üssünü, depremin (küçükten büyüğe doğru)  büyüklüğünü ve depremin zamanını net olarak  tahmin yapmak, çok kolay değildir.
 
Ana karıncasız koloninin yaşaması düşünülemez.
Ana karıncanın yuvasını korumasız terk etmesi mümkün değildir.
Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri bir felaket sinyalidir.

Karıncalar

1. Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip olan canlılar, karıncalardır.

2. Ana karıncasız koloninin devamlılığı düşünülemez. (Ana karıncalar = diğer karıncalardır.)

3. Ana karıncaların yuvalarını terk etmeleri büyük bir tehlike işaretidir.

4. Ana karıncalar yiyecek aramazlar, işçilerin getirdikleri besinlerle beslenirler.

5. Böcek türlerinin en "sosyal"lerinden biri olan karıncalar, son derece iyi "örgütlenmiş" bir düzen içinde, "koloniler" denen topluluklar halinde yaşarlar.

6. Karıncalar kendileri açısından en ideal olan sosyal sistemi milyonlarca sene öncesinden günümüze kadar hiçbir aksaklığa meydan vermeden sürdüre gelmişlerdir.

7. Koku ve vücut lisanına dayalı karmaşık fakat kendilerinin kolayca anlayabileceği bir sistem oluşturmuşlar.

8. İstisnasız her karınca topluluğu kast sistemine kesin olarak bağlılık gösterir.

Bu kast sistemi, bir koloni içinde üç ana bölümden meydana gelir.

Birinci kastın üyeleri üremeyi sağlayan kraliçeler ve erkeklerdir. Bir kolonide birden çok kraliçe olabilir. Kraliçe, üreme ve böylece koloniyi oluşturan bireylerin sayısını arttırma görevini üstlenmiştir. Diğer karıncalardan vücutça daha iridir. Erkeklerin görevi ise, yalnızca kraliçeyi döllemektir. Nitekim bunların tamamına yakın bölümü çiftleşme uçuşundan sonra ölür.

İkinci kastın üyeleri askerlerdir. Bunlar, koloninin korunması, yeni yaşam alanları bulunması ve avlanma gibi görevleri üstlenirler.

Üçüncü kast ise, işçi karıncalardan oluşur. İşçilerin hepsi kısır birer dişidir. Ana karıncaya ve yavrularına bakar, onları temizler ve beslerler. Bunun dışında koloninin tüm diğer işleri de işçilerin sorumluluğundadır. Bir karınca için önemli olan koloninin devamlılığıdır.

9. Karınca yuvalarının dış dünya ile bağlantıları, genellikle sadece bir karıncanın geçebileceği genişlikteki küçük bir delik vasıtasıyla sağlanır. Bu deliklerden geçmek ise bir "izine" tabidir. Koloni içinde sayıları çok fazla olmayan ve tek görevi "kapıcılık yapmak" olan karıncalar vardır. "Kapıcılar" giriş deliğine tam uyan geniş baş yapılarıyla, canlı bir tıkaç vazifesi görürler. Kapıcı, giriş deliğinde saatlerce oturur ve sadece kendi kolonisinden olduğunu anladığı karıncaların girişine izin verir.

10. Karıncalar, hassas duyu organları sayesinde oldukça değişik iletişim yöntemleri kullanırlar. Avlarını bulmaktan birbirlerini takip etmeye, yuvalarını kurmaktan savaşmaya kadar hayatlarının her anında bu duyu organlarını çalıştırırlar. 2-3 milimetrelik vücutlarının içerisine sığdırılmış 500.000 sinir hücresiyle, bir iletişim sistemine sahiptirler.

11. Genel olarak iki çeşit yarı-kimyasal vardır. Bunların isimleri Feromen ve Alomen'dir. Alomen, cinsler arası iletişim için kullanılan bir maddedir. Feromen ise çoğunlukla bir cins içinde kullanılan ve bir karınca tarafından salgılandığında, diğeri tarafından koku olarak algılanan kimyasal sinyaldir. Bu sinyaller, karınca topluluklarının organizasyonunda en önemli rolü oynar. Bir karınca sinyal olarak bu sıvıyı salgıladığında, diğerleri koku veya tat alma yoluyla mesajı alır ve cevap verirler. Ayrıca karıncaların salgıladığı feromenin yoğunluğu, acil duruma  göre de değişmektedir.

·  12. Salgılar karıncaların hepsinde aynı özelliği göstermez; her salgı bezinin farklı karınca çeşitlerinde, ayrı ayrı fonksiyonları vardır. Dufour bezleri, Zehir torbası, Pygidial Bezler, Sternal Bezler, Metapleural Bezler

·  13. İki tür ses üretimi belirlenmiştir. Biri vücudu bir engele veya yere çarparak çıkarılan "vuruş" sesi ve titreşimler, diğeri de vücudun bazı parçalarını birbirine sürterek çıkarılan tiz seslerdir.

·  14. Maddeden geçen ses titreşimlerine karşı çok duyarlıdırlar. Bu onlar için etkili bir alarm sinyalidir. Bunu duyduklarında yürüme hızlarını arttırırlar, titreşimin geldiği yöne doğru hareket ederler ve çevrede gördükleri bütün hareket eden canlılara saldırırlar. Koloni üyelerinin hiçbirinin, duyduğu bu çağrıyı yanıtsız bırakmaması, karınca topluluğunun başarılı organizasyonunun bir göstergesidir.

 

sayı